AŞK…
“Aşk”, “Bab-ı Esrar” ve “Kimya Hatun” üç ayrı gözden üç ayrı hikaye içinde yıkandım.. Kah kafam karıştı kah anladım anlatılanı.. Her zaman olduğu gibi yine bir üzüntü çöktü üstüme; ne okuyacağım ben şimdi??!
Rumi gibi olunabilir mi acaba yaşadığımız dünyada? Ya da soru şu şekilde daha gerçekçi olacak sanırım, ben Rumi kadar berrak bakabilir miyim bu bulanık dünyaya? Sufi’liğin özünde var susmak ki sustukça semerler vurmuyorlar mı sırtlarımıza?.. Zor bu susma işi ki dışa vermesek de sesimizi içimiz durmadan konuşup da bozuyor sessizlikleri.. Yenilenmek gerekiyorsa evet kabulüm bu günden sonra deneyeceğim ki denememiş olmamak için değil bizzat kendim için..
Biten kitaplar ardından güzel bir uyku beni bekliyor.. Hoşçakalın..
Yorum yok. Ilk Olacak.
Cevap Yaz
