Unuttuğum kimi şeyleri hatırlatır mı bana bu girişin sonu bilmem ama içimde hoş bir telaş var. Öyle ki, yavaş yavaş, sakince yaşanmalı dediğim cinsten bir telaş.. Terazinin iki tarafı da dengedeymiş gibi bir hissiyat.. Tanımanın ve aynı oranda da tanınmanın verdiği bir heyecan..
Ne fena insanın yaşadıkları.. Deneyimlerinden yola çıkarken, her elini atığında eline gelen ve aklına hücum eden cebindeki korkuları.. Kimbilir öğretir belki bu defa.. Kimbilir ki üflenmeden yenilebilecek meyveli bir yoğurttur bu defa elimdeki.. Kimsenin bilmediği ama benim artık bildiğimden emin olduğum tek bir şey var o da oldurmaya, uydurmaya çalışmadan, olmuyorsa da mundar etmeden yaşayacağımdır yaşayacaklarımı.. Koşmadan.. Usulca.. Sindirerek..
Yeni kitabım, “Küçük Wingçun ve Bilim Adamı’nın Adımları” Önsöz hiç de fena değildi.. Bakalım okudukça nasıl şekillenecek meraktayım.. Neyse ki okur sever bir insanım :0)
]]>Bu olaydan çıkartılacak ders, kitapların faydası olduğu kadar zararı da var.. 25 TL’ye itina ile tereddüt ve ikilem yaşatılır!!
]]>Korkularımın üstesinden gelmek için inancım ve azmim var, hiç olmadığı kadar.. Hissediyorum yepyeni şeyler olacak.. Hissediyorum ki bir ayağım sanki çıktı bataklıktan.. Hissediyorum ki güzel bir üçlük geliyor =)
Her yeni günde hayat terazisinin şekli şemali bu kadar mı değişir diyorum kendimi.. Değer gördüğümü sandığım yerde evlatlık muamelesi görmek, yüzüme şiddetle çarpan bir tokat oldu! Çok da iyi oldu.. Gecikmiş bir kararın verilmesini kolaylaştırmaktan öteye geçemedi.. Uykusuzluklarım da cabası.. Yattıktan sonra, kafamdaki muhattabı sürekli değişen karşılıklı diyalogların bir sonu gelecek, inanıyorum.. Yüzüm gülecek, inanıyorum.. Bir liman buldum yakında.. Usulca yaklaşıyorum…
]]>Benim asıl merak ettiğim bu kültüre karşı olan merakımı karşıladığım bu kitaplar bittiğinde ne yapacağım? Oturup ben mi yazsam acaba? Bu da hunilinin gözünden olsun bre!!
]]>Yalnız kalışlarım içinde ilaç gibi geliyor yarenlik ettiğim kitaplar.. Ne de güzeller iyi ki de varlar.. Oooo yeee..
]]>je ne t’en veux pas
je ne te vois pas
et j’ai oublié
qui tu étais
qu’est-ce que j’ai bien pu faire
de ce souvenir
j’ai oublié
je ne t’en veux pas
je ne te vois pas
l’histoire de ce train
ne me dit rien
de quoi nous avons parlé
à la fin de l’ete
j’ai oublié
j’ai tout oublié
oublié…
Bu mudur? Budur!..
]]>Ben, gönlü temiz insana kurban olayım.
Gezsin başım üstünde benim, hoş tutayım.
Ham insanı al karşına, söylet azıcık,
Dön, sonra cehennem ne imiş, gel sorayım. (Bkz.ÖMER HAYYAM)
Gelip de eskiyenler yepyeni gelenler
Her biri gider bugün yarın birer birer
Kimseler kalmamış bu eski dünya
Kimi gitti gider kimi geldi gider (Bkz.ÖMER HAYYAM)
Canların cananı dost deletme dinle beni
Küsme feleğe değmez yeme kendini
Çekil otur şöyle gürültüsüz bir köşeye
Seyreyle şu hengamede olan biteni (Bkz.ÖMER HAYYAM)
Ben bu Candan Erçetin’i alnından caaaaaappppp diye öperim! Hatta usulünce elini de Fransız adabı öperim!.. Gönülde Hayyam’ın yeri ne kadar ayrı bilirsiniz ki bu rubaileri güzel bir şarkı eşliğinde dinlemek de ayrı bir lezzet! Rubai ile yoğurun beni!
Candan aplanın yeni albümünden bir şarkıyı sevgili kankimle arabada gider iken bir sonraki şarkı sana bana hedelemesi yaparken dinledim.. Kanki eşlikteydi ki şarkı ezberindeydi.. Ben dinlemekle yetindim ve şuna kanaat getirdim: aşık olası geliyor insanın.. Sanki aşık olunca daha bir içli söylenebilitesi olan bir şarkı gibi geldi bana.. Diyor ki:
Bahar geldiğinde mi ben böyle olurum
Yoksa böyle olduğumda mı gelir bahar
Ayrıca bunun seninle ne ilgisi var
Tabiki ben böyle oldugum için bahar
Çünkü sana değdiğinden beri ellerim
Bütün kış dallarında tomurcuklar var
Tomuuuuuurrrr tomurrr tomurdamak istiyorumm ben nih haaaaaaaaaaa!!!!
]]>Kofti bedenlerimizde debelenip duruyoruz.. Sonra ne oluyor? Son bir nefes çıkıyor ağızdan.. Ne sebep kalıyor ne de sonuç.. O kadar anlamsız benim için şimdi herşey! O kadar anlamsızsınız! Ne için çabalıyorum ki? Ne için uğruna fedakarlıkta bulunduklarım? Ne için çırpınışlarım? Ne?!
Alışmam gerek.. Zor ama, gerek..
“Yaşamanı akla uydurman gerekir,
Ama bilmezsin akla uygun olan nedir;
Bereket eli çabuktur Zaman Usta’nın,
Başına vura vura sana da öğretir.”